Makale : http://www.microsoft.com/turkiye/casestudies/softtech.mspx

SoftTech, Silverlight ile Kredi Kartları işlemlerini yürüten altyapı ve uygulama platformunu çok daha verimli takip ederek, altyapı sorunları kaynaklı finansal kayıpları minimize etti.

Günde yaklaşık 1,5 milyon, en yoğun anlarda dakikada 4 bin kredi kartı işlemini gerçekleştiren İş Bankası, bu yoğunluğu altı adet sunucu kullanılarak gerçekleştiriyor. Üzerinden geçen işlem sayısı ve içeriği açısından bakıldığında 7/24 çalışan bu sistemler, banka için çok büyük önem teşkil ediyor, çünkü herhangi bir hata, sorun ya da duraklama, ciddi finansal kayıplara neden olabiliyor.

SoftTech ekibi, hataların anında tespit edilmesini ve ilgili birimlere yönlendirilerek çözülmesini sağlayacak bir gözlemleme uygulamasını, Microsoft Windows Communication Foundation (WCF) ve Silverlight teknolojilerini kullanarak kurdu. Bu uygulama ile finansal kayıpların minimize edilmesini ve hata tespit/çözüm süreçlerinin verimliliğinin artmasını sağladı.


“İş Bankası, Türkiye’nin en büyük kredi kartı ve bireysel bankacılık işlem hacmine sahip bankalarından biridir. İşlem sayısı bu kadar çok olan bir yapıda; donanım, network ya da uygulama sorunu, ciddi finansal kayıplara neden olabiliyor. Bu nedenle sorunlardan anında haberdar olmak ve çözüm için ilgili kişi ya da birime hızla yönlendirme yapmak gerekiyor. Microsoft’un platform izleme teknolojileri ve Microsoft Silverlight’ı birlikte kullanarak hem online işlemlerin hem de POS işlemlerinin aktığı trafiği gözlemleyen; burada oluşan herhangi bir hatayı tespit ederek, zekice tasarlanmış, kolayca anlaşılabilir bir görsellikle uyarılarda bulunan; Operasyon Merkezi’mizin hızla aksiyon almasını sağlayan; kısacası işimizde verimliliği artırarak, finansal kayıpları minimize eden bir izleme sistemi kurduk.”

Mehmet Abacı
Genel Müdür Yardımcısı
SoftTech

Durum

İş Bankası’nın iştiraki olan teknoloji şirketi İşNet’in % 96 hissesine sahip olduğu SoftTech, 2006 yılında önce TAGSOFT adıyla kuruldu ve 2008 yılında gerçekleştirilen bir ticari unvan değişikliği ile bugünkü adını aldı. Ankara’da Hacettepe Teknokent’te de bir şubesi bulunan kuruluşun diğer hissedarları arasında yine İş Bankası iştirakleri olan Teknopazar, Trakya Yatırım Holding, Camiş Yatırım Holding ve Topkapı Yatırım Holding bulunuyor.

Kuruluşundan bu yana, İşNet gibi İş Bankası’na hizmet verecek bir teknoloji şirketi olarak organize edilen SoftTech, daha çok network ve donanım ağırlıklı hizmet veren İşNet’ten, yazılım faaliyetleri ağırlıklı yapısıyla ayrılıyor.

SoftTech bünyesinde, Ankara, İstanbul ofisleri ve insan kaynağı dış kaynak kullanımı hizmeti çerçevesinde İş Bankası Genel Müdürlük teknoloji birimlerinde olmak üzere, toplam 420 kişilik bir ekip yer alıyor. Ankara ofisinde 85 kişi, İstanbul ofisinde ise yaklaşık 160 kişi çalışıyor, kalan ekip İş Bankası Genel Müdürlük binasında hizmet veriyor.

Özellikle son iki yılda oldukça hızlı büyüyen SoftTech, bugün Türkiye’de ilk 10 yazılım şirketi içerisinde yer alıyor. Ağırlıklı olarak finans sektöründe, İş Bankası ve iştirakleri için yazılım hizmetleri sağlayan kuruluş, kamu tarafında şehir taşımacılığı otomasyon projeleriyle de başarı hikayelerine imza atıyor.

SoftTech Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Abacı, Türkiye’nin en büyük özel bankası olan İş Bankası’nın aynı zamanda en büyük kredi kartı ve bireysel bankacılık işlem hacmine sahip bankalarından biri olduğunu belirtiyor. Dolayısıyla işlem sayısı bu kadar çok olan bir yapıda, olabilecek hata durumunda finansal kayıplar da çok ciddi rakamlara ulaşabiliyor. Mehmet Abacı, “Bir sorun olduğunda anında haberdar olmak ve mümkün olduğu kadar en kısa sürede de sorunu gidermek gerekiyor,” diyor. Bu nedenle, BKM (Bankalar Arası Kart Merkezi), Visa, Master Card ve İş Bankası POS/ATM kaynaklı işlemlerinin aktığı trafiği gözlemleyecek, burada oluşan herhangi bir hatayı –network hatası, donanım hatası, yazılımsal bir hata olabilir- tespit edecek, uyarılarda bulunarak haberdar edecek bir uygulamaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekiyor.

SoftTech’te İş Bankası Kredi Kartları Uygulamaları Yöneticisi olarak görevini sürdüren Kemal Gülbaş ise “Böyle bir sistemi çeşitli teknolojilerle kurmak mümkün olsa da, sistemin tespitleri nasıl yapacağı ve ne şekilde ilgililere sunacağı bizim için çok önemliydi,” diyor. Gülbaş, Operasyon Merkezi’ndeki görevlilerin, ekranlara bakar bakmaz durumu anlayabilmesi ve alınması gereken aksiyonu hızla başlatabilmesi için ihtiyaç duyulan teknolojinin özelliklerini şöyle tarif ediyor: “Çok zekice tasarlanmış, görsel yetenekleri çok gelişmiş, platform izleme konusunun uzmanı olan teknolojilere ihtiyaç vardı. Durum tespiti yapıp görsel uyarılar yapan birçok çözüm bulunuyor ama bunu son derece kolay anlaşılabilir bir şekilde veren bir çözüm geliştirilmesi, farklı bir bakış açısı ve anlayışla mümkün oluyor.”

Operasyon ekibinin problemi anında anlayıp, ilgili kişileri soruna hızla yönlendirmesinin doğrudan karlılığa etkisi olması ve kritik önem taşıması dolayısıyla, SoftTech Proje Ekibi, platform izleme projesine büyük bir titizlikle yaklaşmış.

Kemal Gülbaş, İş Bankası ölçeğinde bir problem olduğunda, aslında bu problemin nerede olduğunu kısa sürede tespit etmenin hiç de kolay olmadığını hatırlatıyor: “Sorundan haberdar olmak, bu sorunun hangi kaynaktan, hangi modülden, hangi birimden kaynaklandığını bilmek gerekiyor. Verimli olmayan bir sorun ve kaynak tespit süreci, bizim soruna müdahale hızımızı yavaşlatıyor. Proje öncesinde bir sorunun kaynağını tespit etmek çok uzun sürüyordu. Zaman uzadıkça da POS/ATM’lerimizden işlemler gerçekleştirilemiyor ya da kredi kartlarımız ile ilgili gelen işlemlere yanıt veremiyor olabiliyorduk. Dolayısıyla da bu durum hem finansal kayıplara hem de müşteri memnuniyetsizliğine neden oluyordu.  Bu kayıpları minimize edebilmek için, söz konusu süreçleri verimli hale getirecek bir Gözlemleme Projesi gerçekleştirmeye karar verdik.”

Çözüm

İşlem Trafiği Gözlemleme Uygulaması, çok ciddi bir trafiği takip etmek üzere hayata geçirildi.

İş Bankası, “acquiring” ve “issuing” türlerinde günde yaklaşık 1,5 milyon kredi kartı işlemini gerçekleştiriyor. Bu işlemler, altı adet sunucu kullanılarak gerçekleştiriliyor. Üzerinden geçen işlem sayısı ve içeriği açısından bakıldığında bu sistemler, banka için çok büyük önem teşkil ediyor.

İş Bankası Bilgi İşlem ekibinin altı adet sunucu üzerinde sürekli olarak gözlemlediği kritik parametreler arasında şunlar bulunuyor:

  • MSMQ kuyruklarında biriken yükler
  • Veri tabanı bağlantı sayıları
  • Sunucuların senkronizasyonu
  • Uygulamaların sağlık durumu
  • TCP bağlantılarının sağlık durumu
  • Interface olan birimler ile sign-on/off durumları

SoftTech ekibi, bu tür parametreler aracılığı ile tüm sistemin en verimli şekilde gözlemlenebilmesi için, Microsoft’un Silverlight ve Windows Communication Foundation (WCF) teknolojilerini kullanan bir altyapı oluşturmaya karar verdi. WCF servisleri, merkezi yapıda sunucularla ilgili parametrelerin, web tabanlı Silverlight uygulaması tarafından periyodik olarak sorgulanabilmesini sağlıyor. Görsel zenginliği ile fark yaratan Silverlight uygulaması, problem alanlarının en kısa sürede saptanabilmesini ve görsel uyarılar verilebilmesini mümkün kılıyor. Sistem, “15 sn latency” seviyesi ile semi-online olarak çalışıyor.

Kemal Gülbaş, halen kullanılmakta olan uygulamanın üretim ortamında ve hata tanım/sorun giderme konularında sağlamış olduğu iyileştirmelerin, banka operasyonel ve yazılım ekipleri tarafından çok olumlu karşılandığını belirtiyor. Çok yeni hayata geçirilmiş olan uygulamanın gözlemlemekte olduğu parametreleri zenginleştirme çalışmaları da devam ediyor.

Kullanılan Microsoft Teknolojileri

Aynı zamanda Microsoft çözüm ortağı olan SoftTech, Microsoft uygulama ve işletim platformlarını en verimli kullanan teknoloji kuruluşları arasında yer alıyor. Microsoft .Net geliştirme ortamındaki uzmanlığı ile bilinen SoftTech, Uygulama Hayat Döngüsü yönetiminde kullandığı Microsoft’un Team Foundation Server (TFS) teknolojisini uygulamanın test süreçlerinden ürün ortamına alınmasına kadar olan bütün döngülerinde etkin bir şekilde kullanıyor. SoftTech, yeni Microsoft teknolojilerini kullanarak katma değer yaratma konusunda da öncü yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Windows Communication Foundation (WCF), Windows Workflow Foundation (WF) ve Silverlight teknolojileri de, bu yaklaşımın görüldüğü teknolojiler arasında yer alıyor.

Kemal Gülbaş, “WCF, sunucularla konuşarak, onlardan gelen bilgileri alıp, yorumlayan ve Silverlight uygulamalarına aktaran bir servis katmanı sunuyor bize. Web tabanlı olduğu için Silverlight’ın her yerden gözlemleme yapabilme ve müdahalelerde bulunma özelliğinden yararlanıyoruz. Tüm bu Microsoft teknolojileri bize gerçekten beklentilerimizi karşılayan bir yapı sunuyor.” diyor.

Neden Microsoft teknolojileri?

SoftTech’te İş Bankası Kredi Kartı Uygulamaları Ekip Lideri olarak görev alan Bürke Atilla,

Microsoft teknolojilerini öne çıkaran özelliklerin başında, kolay kullanılabilirliğin geldiğini belirtiyor ve ekliyor: “Altyapının istenilen yazılım özelliklerini ve istediğimiz gibi kolay anlaşılır bir görselliği sağlayabilmesi, Microsoft teknolojilerini seçmemizde büyük rol oynadı. Güvenilir, yüksek performanslı ürünlerin çıkartılabileceği bir altyapı oluşturuldu. Entegre yazılım arayüzü ve bunun desteklediği bir yazılım yaşam döngü yönetim sürecinin sağlanıyor olması da çok önemliydi. Bunlarla birlikte olmazsa olmaz ‘uzman yerel destek’ ve ‘kolayca erişilebilir çok zengin küresel deneyim’ de Microsoft’u öne çıkaran artılar arasında yer aldı.”

Microsoft Çözüm Mimarı Batu Balkanlı, bu noktada Microsoft olarak SoftTech’e iki türlü servis sunduklarını söylüyor. Öncelikle, bir danışman, proaktif bir anlayışla SoftTech için, SoftTech’in ofisinde destek veriyor. Ayrıca Microsoft danışmanlık servisleriyle, proje tabanlı yeni teknolojilerin gerçekleştirilmesi sağlanıyor. Başarı hikayesine konu olan WCF ve Silverlight çalışması da, proje tabanlı bir çalışmanın ürünü olarak karşımıza çıkıyor.

Yararlar

Daha önce fark edilmeyen problemler tespit edildi ve çözüldü.

Microsoft WCF ve Silverlight teknolojileriyle geliştirilen gözlemleme altyapısının kurulması sayesinde, daha önce fark edilemeyen sistemsel problemlerin de gözlemlenmesi ve ortaya çıkarılması sağlanmış oldu. Örneğin, sunucuların zaman ayarlarındaki ufak farklılıkların yarattığı problemler saptanarak,  giderilmesi kolaylaştı. Time-out’a düşen bazı süreçlerin esasında time-out olmadığı anlaşıldı ve problem kaynağından çözüldü.

Kemal Gülbaş, kurulan sistemi bir benzetme ile tanımlıyor: “Böylece, aslında ‘hepsi tek ekranda’ bir çözüm oluşturduk diyebiliriz. Hem asıl amacımız olan sunuculara gelen trafiği, network bağlantılarının durumunu ve veri tabanı ile ilgili problemleri gözlemleyebiliyor hem de sunucuların sağlığı ve uygulamaların çalışıp çalışmadığını izleyebiliyoruz. Özetle, sistemin 360 derece görüntüsünü elde ediyoruz.”

Dış dünyadaki değişimi gözleme ve iş birimlerine değerli bilgi sunma olanağı.

Kemal Gülbaş, bu sistem sayesinde dış dünyayı da takip edebildiklerini, hatta istatistiki raporlar alabileceklerini de sözlerine ekliyor: “Artık, bize işlem gönderen yerlerde bir sorun olup olmadığını da anlayabiliyoruz. Değişen trafik, dış dünyadaki değişiklikleri ekranımıza yansıtıyor. Her türlü problemi adresleyebilecek bir platforma sahibiz. Bizim sistemimizde bir problem olmadığında ama bize gelen işlemlerin yoğunluğunda değişiklikler olduğunda değişimi görsel objelerle izleyebiliyor ve bundan bir sonuç çıkarmamız mümkün olabiliyor. İşlemlerde beklenmeyen dalgalanmalar olduğunda, elde ettiğimiz verileri, e-posta ve SMS ile ilgili kişilere gönderiyoruz. Bir sonraki aşamada MMS’i de devreye alarak, belli görselleri de bu bilgilerle birleştirebilir ve uyarı kanallarını artırabiliriz. Gelecekteki çalışmalarımızdan bazıları da, bu bilgileri daha verimli şekilde değerlendirip, iş birimlerine rapor olarak aktarmak üzerine olacak”.

Çözümü modüler hale getirmek ve farklı projelerde değerlendirmek mümkün.

İş Bankası için SoftTech tarafından hayata geçirilen gözlemleme uygulaması, sekiz aydır canlı olarak çalışıyor. Ekip Lideri Bürke Atilla, “Kredi Kartı işlemleri uygulamaları ve bankanın switch modülü, merkezde oturan bir sistem olduğundan dolayı, eskiden bütün problemler için öncelikle bu ürünün sahibi gruba, Softtech-switch ekibine başvurma eğilimi vardı. İnceleme buradan başlıyor, sorun ile ilgili gruplar belirleninceye kadar süreç devam ediyordu. Oysa kurulan yeni gözlemleme sistemi ile tek bir ekrana bakarak problemin gerçek kaynağının saptanması ve bu sayede ilgili ekibe daha kısa sürede yönlendirilmesi sağlanmış oldu. Bu sayede sorun olduğunda artık çok daha hızlı bir şekilde çözülüyor.” diyor.

“Eskiden, her sorunda nöbetçimiz aranıyor ve kendisinden bilgi isteniyor ya da kritik durumlarda aksiyon için ne yapılması gerektiği sorusu da bu nöbetçiye yöneltilebiliyordu. Bazı durumlarda operatörler vardiya değişikliklerinden sonra birbirlerini bilgilendirmediklerinde bir saat önce tekrarlamış bir olay için tekrar tekrar nöbetçinin aranması söz konusu olabiliyordu. Nöbetçi, sorunun hangi ekiple ilgili olacağını bulmak için pek çok ekiple, pek çok telefon konuşması yapmak zorunda kalıyordu. Şu anda Silverlight sayesinde, bu ekranları gören biri, uyarıyı ve kimi araması gerektiğini hemen anlayabiliyor. Bizim yönlendirmemiz gerekmeden, problem doğrudan ilgili ekibe yönlendirilebilir hale geldi.”

Bürke Atilla, hedeflerinden birinin de çözümü taşınabilir hale getirerek başka projelerde de kullanılmasını sağlamak olduğunu söylüyor; “Çözümü, daha taşınabilir ve modüler hale getirerek, diğer kritik sunucuların da benzer altyapılar üzerinden kolayca yönetilmesini sağlayabiliriz. Bu doğrultuda, yaygınlaştırma hedeflerimiz var.”